Gebelikte Parfüm  Ve Deodorant Kullanımı

Ağustos 19th, 2008

Mevcut deodorantların bazıları içerdikleri parfüm ile halihazırda oluşmuş olan kötü kokuyu maskelemeye çalışır ve yine içerdikleri alkol ile derideki ter gözeneklerini küçültüp bakterileri öldürmeye çalışırlar, ancak deri tahriş olabilir ve etki süreleri kısadır.Bir diğer mekanizma ise deri gözeneklerinden geçebilen alüminyum çeşitleri (aluminium chlorohydrate, aluminium zirconium,vb.) kullanmak suretiyle derideki ter gözeneklerini tıkayarak terlemeyi önleme (antiperspirant) etkisi yaratmaktır. Bu da vücudumuzun doğal çalışma dengesine müdahaledir. Bu metod gerek terleme fonksiyonunu gerekse toksinlerin bir kısmının vücut dışına atımını engellemektedir.

Anne adayının gebelik başladığı andan itibaren daha önce karşılaşmadığı sıkıntıları, şikayetleri olabilir. Bunlardan biri de, terlemedir.Gebelik dönemindeki kadınlardan en çok duyulan cümlelerden biri, “Aşırı terliyorum”dur. Hatta tıpkı menopoz dönemindeki kadınlar gibi ani ve sık sıcak basmasından da yakınırlar. Problemden arınmak için de genellikle günlük olarak deodorant kullanırlar. Ancak bu nokta da bilinçli ve duyarlı olmaları gereken noktalar vardır, aşırıya kaçmamak ve kaliteli ürünler kullanmak önemlidir.Gebelik sırasında parfüm ve deodorant kullanımına gebelik sırasında devam etmenin anne veya bebek üzerinde hiçbir sakıncası yoktur.

Gebelikte Karın İçi Gelişme Geriliğinde (İUGG- İUGR) Seçilebilecek Tedavi Yöntemleri Neler Olabilir?

Ağustos 19th, 2008

Gebelikte Karın İçi Gelişme Geriliğinde (İUGG- İUGR) Seçilebilecek Tedavi Yöntemleri Neler Olabilir?
Beslenmenin düzenlenmesi: Anne diyeti 2200 kalorinin altında ise diyeti iyileştirilebilir.
İstirahat verilmesi: Hem annenin enerji harcaması azalır hem de sola yatış ile kanlanma artar.
Betamimetikler: Uteroplasental kan akımını arttırırlar ancak basıncı düşürerek zararlı olabilirler.
Sedatifler: Klorpromazinin serebral oksijen tüketimini azaltarak yararlı olduğu söylenmiştşir.
Heparin ve antikoagülanlar: Heparin pıhtılaşmayı önlemekte ve plasentadan geçmemektedir.
Aspirin: Düşük-doz aspirin (0.3-1.5 mg/kg/gün)
Atrial natriüretik peptid: IUGR olgularında kan hacmini arttırmak için yükselir. Oksijen tedavisi: Oksijen tedavisinin fetal büyümeyi arttırdığına dair bulgu yoktur.
İntraamniyotik tedavi: Tekrarlayıcı amniyosentezler dolayısı ile ciddi bir tehlikeye sahiptir.
Fetüse direkt besin verilmesi: İntravenöz ve intraperitoneal denemeler vardır.
Gelişme aşamasında olan tedavi yöntemleri:
PGI2/TXA2 dengesine etkili ilaçlar. Tromboksan sentaz inhibitörleri, ve dazoksiben gibi.
Nitrik oksid vericileri ise GTN, UtA ve uteroplasental arterlerde kan akımın arttırmakta ve UA kan akımın iyileştirmektedir. GTN verildikten sonra UtA ve UA PI’inde azalma varsa klinik etkinlik beklenebilir. Tek başına veya aspirinle kombine olarak gelecekte IUGR’yi önleyeceği beklenen tedavilerden biridir. Hipoksinin serebral etkilerini azaltan ilaçlar. Nimodipin, indometasin, antioksidanlar vs.
Doğum Doğum kararı alırken fetal büyümeye ve fetal iyilik halini gösteren testlere bakılır.

IUGR tespit edildiğinde takipte ne yapılır?

Ağustos 19th, 2008

IUGR tespit edildiğinde takipte ne yapılır?
ü Düzenli ve sıkı doktor kontrolü uygulanır.
ü Haftada bir kere ultrasonografi ve NST ile fetal iyilik takibi önerilir.
ü Yatak istirahati tavsiye edilir.
ü Düzenli uyku, stresten uzak yaşam göz ardı edilmemelidir.
ü Sigaranın bırakılması önemlidir.
ü Dengeli beslenme ve vitamin-mineral desteği bebeğin gelişimine destek olur.
ü Anne karnında bebeğin iyilik halinden şüphe edilirse ,gebelik haftasının uygun olduğu durumlarda doğumu gerçekleştirmek gerekebilir.

İUGR risk faktörleri nelerdir?

Ağustos 19th, 2008

İUGR risk faktörleri nelerdir?
ü Yüksek tansiyon (hiper tansiyon)
ü Böbrek hastalığı
ü Diyabet
ü Kalp hastalığı
ü Bağışıklık sistemi hastalıkları
ü Plasenta yetmezliği
ü Konjenital anomaliler
ü Genetik hastalıklar
ü Bulumia (kontrollü kusma) gibi beslenme hastalığı olanlar.

Rahim içi gelişme geriliği adayı olan gebeler kimlerdir?

Ağustos 19th, 2008

Rahim içi gelişme geriliği adayı olan gebeler kimlerdir?
ü Sigara içenler,
ü 18 yaşından küçük gebelikler,
ü Gebelik öncesi kilosu çok az olanlar,
ü Daha önceki gebeliklerde düşük doğum ağırlıklı bebek öyküsü olanlar,
ü Madde bağımlısı olanlar,
ü Dengeli beslenmeyen,genel sağlık durumu kötü olanlar.

Rahim İçi Gelişme Geriliği (İUGR)

Ağustos 19th, 2008

Rahim içi gelişme geriliği (İUGR –intra uterine  growth retardation) anne karnındaki bebeğin gebelik yaşına göre olması gerekenden daha küçük olmasıdır.
İUGR simetrik (uyumlu) veya asimetrik (uyumsuz) olabilir.
ü       Simetrik İUGR kronik bir hastalığa ve sebebe bağlı olarak bebeğin tartısı dahil tüm ölçülerinin olması gerekenden düşük saptanmasıdır.
ü Asimetrik İUGR de genelde sebep son aylarda oluşan yüksek tansiyon,diyabet nedeniyle yağ depolarının azalmasıdır.Bunun sonucunda bebeğin uyluk kemiği boyu ve baş çevresi normal değerlerde iken, karın çevresi ve tartısı normalden azdır.
· İUGR tanısı konulurken son adet tarihinin doğru bilinmesi,erken gebelikte çekilen ultrasonografi ölçümleri önemlidir.Ultrasonografi ile bebeğin baş çevresi,karın çevresi, uyluk kemiği ölçümleri olması gerekenden 2 hafta geri ise tanı güçlenir.Ultrasonografi takiplerinde bu gerilik artarak devam ediyorsa tanı kesinlik kazanır.Bazen bebeğin ırsi-ailevi yapı nedeni ile küçük olması hatalı olarak İUGR olarak yorumlanabilir.
· Bebeğin kalp atımlarının bozulması ve 3 hafta süreyle büyümenin duraklaması ciddi tehlike işaretidir.Gebelik yaşı uygunsa doğum önerilir.

Plasenta akreata’nın tedavisi var mıdır?

Ağustos 19th, 2008

Plasenta akreata’nın tedavisi var mıdır?
Önlemek mümkün olmadığı gibi tanı konduğunda tedavi için yapılacak fazla bir seçenek yoktur.Gebelik esnasında tanı konulabilirse  sezaryen ile doğum gereklidir.Kanamanın durmaması durumunda histerektomi (rahim ameliyatı) gerekebilir. Maalesef tanı genellikle doğum sırasında konmakta ve kanama ile ilgili ciddi problemler oluşabilmektedir.

Plasenta akreataya ne sebep olur?

Ağustos 19th, 2008

Plasenta akreataya ne sebep olur?
Gerçek nedeni bilinmemektedir.Ancak plasenta previa ve önceki sezaryen ameliyatları ile ilişkilidir. Plasenta previa ile birlikte ve tekrarlayan sezaryen ameliyatlarından sonra sıklıkla görülür.

Plasenta akreata, plasenta inkreata ve plasenta perkreata arasındaki farklılık nedir?

Ağustos 19th, 2008

Plasenta akreata, plasenta inkreata ve plasenta perkreata arasındaki farklılık nedir?

Ø Plasenta akreata’da plasenta rahim duvarına derin olarak tutunmuştur ama tutunma rahim kaslarına ulaşmamıştır.Bu tür anomalilerin %75’i plasenta akreatadır.
Ø Plasenta inkreata’daki plasenta daha derin tutulum gösterir ve kaslara kadar ulaşır.Olguların %15’dir.
Ø Plasenta perkreata’da plasenta rahmin tüm katmanlarına dek tutunur ve mesane gibi komşu organlara yapışır.%5 olguda gözlenir.

Plasenta Akreata 

Ağustos 19th, 2008

Plasenta normalde rahim duvarına tutunur.Bununla birlikte bu tutunma rahim duvarının derin tabakalarına kadar uzanırsa tutunma derinliğinin derecelerine göre plasenta akreata ,inkreata ya da perkreata meydana gelir. Her 2500 gebelikten birinde bu durum görülür